Monday, January 16, 2017



Seviyor Sevmiyor : Aşk bencillik midir yoksa fedakarlık mı ?


Şimdiye kadar izlediğimiz bir çok dizide aşk üçgenlerini bol bol gördük. İki aşık arasına giren üçüncü şahıs veya şahıslar oldu. Bazıları kötü niyetliydi ki onları zaten hiç kabullenmedik. Bazılarının ise safi niyetlerine inandık. İkinci plandaki bu platonik aşıklarla empati kurduk ve onları sevdik. Ama ne olursa olsun başroldeki iki aşığın sonuna kadar destekçisi olduk ve kavuşmalarını istedik. Bunun en güzel örneği benim için Hatırla Sevgili’ ydi. Necdet’in Yasemin’e olan naif aşkına da hayrandım doğrusu. Ama Ahmet’le aralarına girmelerine asla gönlüm razı olmazdı. Zaten sonunda kendine göre birini buldu ve mutlu da oldu.
Şimdilerde seviyor sevmiyor dizisinde yine benzer bir hikaye izliyoruz. Ama buradaki üçüncü şahsımız olan Tuna çıtayı fazlasıyla yukarı çekti. Kendisinin de dediği gibi o Tuna adam. O bence bir süper kahraman. Çünkü gerçek olamayacak kadar ütopik bir karakter. Öyle ki artık “tuna gibi sevmek” diye bi tabir var hayatımızda. İnanmazsanız Google da aratabilirsiniz. Karşınıza bu görsel çıkacaktır. :)



tgs.jpg
Hazırlayan arkadaşın duygularına sağlık

Tuna gibi hayal kahramanı olan bi adamın yanı sıra bir de Yiğit gerçeği var. Dizinin takipçileri de ikiye bölünmüş durumda. Deniz ile Yiğit’in ilk aşklarına sadık olmasını isteyen, ikisini birbirine daha çok yakıştıran da var. Tuna ile birlikte olmasını isteyen de. Ve bu iki adam da Deniz’e aşık. Hem izleyenlere hem de Deniz’e seçim yapmakta kolaylık olsun diye izninizle bir tablo ile Tuna ve Yiğit’i karşılaştıracağım :)

YİĞİT
TUNA
Dizinin ilk bölümlerinde Deniz’in sakar ve paspal hallerine tahammül edemeyen, azarlayan, kırıp döken asla yanına yakıştıramayan Yiğiti ben unutamıyorum. Deniz sende unutma...
Tuna ise her daim kibardı ve herkese karşı çok iyi niyetliydi. Deniz farkında değilken bile onu seven, koruyup kollayan, düşeceği zaman elinden tutan adamdı.
Görselliğe fazlasıyla önem veriyor. Deniz’i şık giyindiği zaman daha çok seviyor.
Deniz’in doğal haline aşık oldu. Yanında devamlı makyajlı, topuklu ayakkabılı dolaşmak zorunda değil :) İç güzelliği görebiliyor.
İlişkisi olan bir kadına asılmakta bir beis görmüyor.
Deniz’i sevdiği adama gönderebilecek kadar fedakar.
Deniz’in ailesi ile çok iyi anlaştığı söylenemez.
Başta Elif Teyze olmak üzere bütün aile fertleri Tuna’ya bayılıyor :)
Deniz’le bir geçmişleri var ve Yiğit, Deniz’in verdiği bir taşı bile saklayacak kadar geçmişine sadık.
Deniz’le şirkete geldiği ilk gün tanıştılar. İşe girmesine ve böylece Yiğit ile de tekrar karşılaşmalarına sebep oldu.
Tabiri caizse burnu kaf dağında.
Aşırı derecede mütevazi.
Aşık..
Aşık...



yitun.jpg
Bir kadın iki adam. Kim çekilmeli aradan.

Acaba çok mu belli ettim kendimi :) Ama zaten tablo gibi sanat eseri gibi bi adam olan Tuna’ yı ben bu tabloya sığdıramadım ki daha. Aşkı için kendini feda etmek diye bir deyim vardır ya onun vücut bulmuş halidir bence Tuna. Yıllardır sakladığı gizli kimliğini o üzülmesin diye ifşa etmektir. Şayet gitmek istersen GİT diyebilmektir sevdiceğine. Onun yüzünün güldüğünü görmek için yalnızlığı dahi göze almaktır. Hatta tünelin sonunda ışığı göremeyince bile isteye kendinden uzaklaştırmaktır.


göz.jpg-small
Ve gözü yaşlı bir Tuna Adam


Böyle bir adamın karşısında bence Yiğit’in hiç şansı olmamalıydı. Şimdi Gökhan Alkan fanları bana kızacaklar biliyorum. Ama şu ilk aşk olayını bir kenara bırakıp bütün bu olanları düşünseler bana hak vereceklerini düşünüyorum. Patron Yiğit’in karizmasına aldanmak Tuna’ya haksızlık olmaz mı?


Ama maalesef aşk fedakarlıktan anlamayan sadece kendini düşünen nankör bir şey işte. Tıpkı İrem gibi, Yiğit gibi... Aslında bence bu ikili birbiri için yaratılmış fakat kimse farkına varamadı. Kesinlikle karakterleri birbirine benziyor. Yaşam tarzları, tertipli, düzenli oluşları aynı. İkisi de annesini kaybetmiş ve acısını hala yüreğinde taşıyor. İkisi de babasından nefret ediyor. İkisi de yurt dışlarına itelenmiş, yalnız büyümüş çocuklar. Yalansız bir şekilde birbirinin karşısına çıksalar çok iyi anlaşacaklarını düşünüyorum. İrem Yiğit’e her koşulda kapılarını açar da Yiğit İrem’i görür mü bilemiyorum. Bu arada laf aramızda sizce de çok yakışmıyorlar mı? Bence onlara da bir şans verelim ve Yiğit gerçek İrem’le tanışsın. :)

iyi.jpg
Biri güzel biri yakışıklı. Boy, fizik, ten uyumu desen 10 numara. Oldular bile :)

No comments:

Post a Comment